Mondros (Tr)

Power Point Sunumu İçin Tıklayın
MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI

            Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 tarihinde, Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Orbay'ın Başkanlığı'nı yaptığı Osmanlı Heyeti ile İngiliz Amiral Calthorp'un Başkanı olduğu İtilaf Devletleri Heyeti arasında imzalanan bir ateşkes antlaşmasıdır. Osmanlının fiili olarak yok oluşuna sebep olacak bu antlaşmanın imzalanmasını anlamak için osmanlı devletinin bu dönemde içinde bulunduğu durumu iyi bilmemiz gerekir. Aksi halde Osmanlı ileri gelenlerini suçlamaktan öteye geçemeyiz.

            Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya  Savaşında ittifak devletleriyle beraber itilaf devletlerine karşı savaştı ve ittifak devletlerinin cephelerdeki tek tek gerilemesi Osmanlı için de geçerliydi. Birçok cephede savaş yapıldı. Bunlar; Kafkas cephesi, Çanakkale cephesi, Galiçya cephesi, İran ve Irak cephesi, Hicaz ve Yemen cephesi, Libya cephesidir. Sarıkamış faciası ve Çanakkale savaşı gibi dönemlerden geçen Osmanlı devletinin ordusunun büyük bir kısmı yok olmuş, toprakların büyük bir kısmı kaybedilmişti. Filistin-Suriye ve Irak cepheleri çökmüş, Bağdat (11 Mart 1917), Kudüs (18 Aralık 1917), Şam (1 Ekim 1918), Halep İngilizlerin; Beyrut (6 Ekim 1917), Trablusşam, İskenderun (14 Ekim 1917) Fransızların eline geçmişti. 1918 yılında devam eden askerî harekât, durumu daha da ümitsizleştirmiş, idarî ve ekonomik yapı ise artık tamamen yıkılmıştı. Nihayet Bulgarların harpten çekilmek zorunda kalmaları, genel çöküntüyü daha da hızlandırdı. Batı cephesindeki ağır yenilgiler ve içte beliren ihtilal karışıklıkları üzerine Almanya ve dağılan Avusturya-Macaristan da mütarekeye yanaştı (3-4 Kasım 1918). Sadrazam Talat Paşa, Osmanlı Devleti için de mütareke yollarını açabilmek amacıyla istifa etmiş (8 Ekim 1918) ve yerine Cihan Savaşı'na girilmesine taraftar olmayan Ahmed İzzet Paşa hükümeti kurulmuştu (19 Ekim 1918).

                        Diğer ittifak devletleri olan Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan’ın da durumu günden güne kötüye gitmekteydi. 9 Ocak 1918 de yayınlanan Wilson ilkeleri ittifak devletlerini antlaşma yapmak için cesaretlendirdi. Devletlerin yeni topraklar kazanamayacakları ve savaş tazminatı alınamayacağının açıklanmasıyla özet olarak şu esaslar belirleniyordu:

  • Savaş sonunda yenenler yenilenlerden toprak almayacaklar  ( Manda ve Himaye uygulamalarına yol açtı.)
  • Savaş sonunda yenenler yenilenlerden savaş tazminatı almayacaklar
  • Devletler kendi aralarında gizli antlaşmalar yapmayacaklar
  • Devletlerarası sorunları çözmek için Uluslararası bir teşkilat kurulacak ( Cemiyet-i Akvam )  Birleşmiş Milletlerin temeli atıldı.
  • Devletler kendi güvenlikleri kadar silah üretecekler . * İlk silahsızlanma önerisi.
  •  Osmanlı azınlıkları kendi geleceklerini kendileri belirlemeli, Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerde egemenlik hakkı Osmanlılara bırakılmalı.

·         Boğazlar bütün dünya ticaretine açık olmalı.

 

            Peş peşe savaşlara giren Anadolu'nun savaş gücünün tükenmesi,  Wilson prensiplerinin  "çoğunluğu Türk olan yerlerin Osmanlı egemenliğine bırakılacağı" hükmüne umutlanılması ve  tamamen yok olmaktansa, antlaşma yapılmasının uygun görülmesi Osmanlıyı Mondros Mütarekesini kabul etmeye zorladı. Mondros Mütarekesi, 27 Ekim’de Mondros’ta Agamemnon zırhlısında başlayan görüşmeler sonunda oluşturulmuş ve 30 Ekim’de imzalanmıştır. Osmanlının yok edilmesi, Anadolunun işgali ve Direniş gücünün yok edilmesi karakterleri taşıyan Mondros Antlaşmasının maddeleri şunlardır:

1.      Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması, Karadeniz'e serbestçe geçişin temini ve Çanakkale ve Karadeniz istihkamlarının İtilaf Devletleri tarafından işgali sağlanacaktır.

2.      Osmanlı sularındaki bütün torpil tarlaları ile torpido ve kovan mevzilerinin yerleri gösterilecek ve bunları taramak ve kaldırmak için yardım edilecektir.

3.      Karadeniz'deki torpiller hakkında bilgi verilecektir.

4.      İtilaf Devletlerinin bütün esirleri ile Ermeni esirleri kayıtsız şartsız İstanbul'da teslim olunacaktır.

5.      Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu derhal terhis edilecektir.

6.      Osmanlı harp gemileri teslim olup, gösterilecek Osmanlı limanlarında gözaltında bulundurulacaktır.

7.      İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır.

8.      Osmanlı demiryollarından İtilaf Devletleri istifade edecekler ve Osmanlı ticaret gemileri onların hizmetinde bulundurulacaktır.

9.      İtilaf Devletleri, Osmanlı tersane ve limanlarındaki vasıtalardan istifade sağlayacaktır.

10.  Toros Tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal olunacaktır.

11.  İran içlerinde ve Kafkasya'da bulunan Osmanlı kuvvetleri, işgal ettikleri yerlerden geri çekilecekler.

12.  Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi, İtilaf Devletlerine geçecektir.

13.  Askeri, ticari ve denizle ilgili madde ve malzemelerin tahribi önlenecektir.

14.  İtilaf Devletleri kömür, mazot ve yağ maddelerini Türkiye'den temin edeceklerdir.(Bu maddelerden hiç biri ihraç olunmayacaktır.)

15.  Bütün demiryolları, İtilaf Devletleri'nin zabıtası tarafından kontrol altına alınacaktır.

16.  Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak'taki kuvvetler en yakın İtilaf Devletleri'nin kumandanlarına teslim olunacaktır.

17.  Trablus ve Bingazi'deki Osmanlı subayları en yakın İtalyan garnizonuna teslim olacaktır.

18.  Trablus ve Bingazi'de Osmanlı işgali altında bulunan limanlar İtalyanlara teslim olunacaktır.

19.  Asker ve sivil Alman ve Avusturya uyruğu, bir ay zarfında Osmanlı topraklarını terk edeceklerdir

20.  Gerek askeri teçhizatın teslimine, gerek Osmanlı Ordusunun terhisine ve gerekse nakil vasıtalarının İtilaf Devletleri'ne teslimine dair verilecek herhangi bir emir, derhal yerine getirilecektir.

21.  İtilaf Devletleri adına bir üye, iaşe nezaretinde çalışacak bu devletlerin ihtiyaçlarını temin edecek ve isteyeceği her bilgi kendisine verilecektir.

22.  Osmanlı harp esirleri, İtilaf Devletleri'nin nezdinde kalacaktır.

23.  Osmanlı Hükümeti, merkezi devletlerle bütün ilişkilerini kesecektir.

24.  Altı vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, vilayetlerin herhangi bir kısmının işgali hakkını İtilaf Devletleri haiz bulunacaktır.

25.  Müttefiklerle Osmanlı Devleti arasındaki savaş, 1918 yılı Ekim ayının 31 günü mahalli saat ile öğle zamanı sona erecektir. 

Bu antlaşmayla beraber Osmanlı İmparatorluğu fiilen tarihe karıştı. Çünkü silahı ve askeri yok edilerek gücü kırıldığı gibi gelir kaynakları, iletişim ve ulaşım gibi can damarları da itilaf devletlerinin eline geçiyordu. Antlaşmanın yedinci maddesine dayanarak itilaf devletleri yurdun birçok yerini işgale başladılar. Devleti iyice etkisiz hale getiren bu ateşkes antlaşması halkın devletten umudunu keserek teşkilatlanmasına ve milli mücadeleyi başlatmasına zemin hazırladı. Enver paşa, Cemal paşa ve Talat paşa durumun vehametini görünce yurdu terk ettiler.

 



KAYNAKÇA

Karal, Enver Ziya. Osmalı Tarihi, c. IX, TTK, Ankara.

Shaw, Stanford J.. From Empire to Republic, c. 1, TTK, Ankara.

Mondros, İA.

 

Facebook beğen
 
Reklam
 
 
Bugün 1 ziyaretçi (9 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=